İŞTE TÜRK KADINININ NEZAKET, ZARAFET VE MİLLİ ŞUURUNUN İFADELERİ

0
25
İŞTE TÜRK KADINININ NEZAKET, ZARAFET VE MİLLİ ŞUURUNUN İFADELERİ

AÇIK MEKTUP
TC Kültür ve Turizm Bakanlığı
Güzel Sanatlar Genel Müdürlüğü
ANKARA
Sn. Murat Salim Tokaç
Genel Müdür


 

Bilindiği üzere 1966 yılında kurulan Türk Kadınları Kültür Derneği (TÜRKKAD) millî, manevî varlığımızı teşkil eden değerler ve kıymet hükümlerinin korunması, yaşatılması, topluma aktarılması maksadıyla hizmet eden “kamu yararına çalışan dernekler” arasında yer alan bir KÜLTÜR kuruluşudur.

Kültür Bakanlığı Güzel Sanatlar Genel Müdürlüğü’nün 23.03.2021 tarih, E-25474445-601.01-1178470 sayılı ve “Taşra Teşkilâtında Düzenleme” konulu bakanlık onayı ile ülke genelinde koro ve topluluklarda birleşme ve isim değiştirme gerekçesiyle “Türk Müziği” ibaresi koro isimlerinden kaldırılmış bulunmaktadır.

Alınan bu karara istinaden, Elazığ’daki Klasik Türk Müziği Korosu Müdürlüğü “Elazığ Kürsübaşı Müzik Topluluğu Müdürlüğü”, Şanlıurfa’daki Devlet Türk Halk Müziği Korosu “Şanlıurfa Sıra Gecesi Müzik Topluluğu”, Diyarbakır’daki Devlet Türk Müziği Korosu “Diyarbakır Medeniyetler Müziği Korosu”, Edirne’deki Devlet Türk Müziği Topluluğu “Edirne Rumeli Müzikleri Topluluğu” olarak değiştirilmiş, böylece bu dört şehirde faaliyetini sürdüren müzik korolarından “Türk Müziği” adı çıkarılmıştır. Bu koroların her biri Klasik Türk Müziği veya Türk Halk Müziği gibi belirli bir alanda ihtisaslaşmıştır. Bu koroların icra ettikleri müziğin adı Klasik Türk Müziği ve Türk Halk Müziği’dir. Bu adların değişmesi ve Medeniyetler Müziği gibi sınırları belirsiz kavramlar bu koroların kimliğini belirsiz hale getirecektir. 

Türk kültür ve san’atına yıllarca hizmet etmiş, ülkemizin uluslararası tanıtımına büyük katkılar sağlamış ve bütün bunları da “Türk” kimliği ile ortaya koymuş, ülkemizin müstesna ve itibarlı kuruluşlarından olan Türk Müziği Korolarının, statü ve isimlerinde yapılan bu değişiklik ülkemiz kamuoyu vicdanını ciddî bir şekilde rahatsız etmiş ve derinden yaralamıştır.

Korolar, uluslararası alandaki vitrin olması hasebiyle ülkemizin aydın kültür-san’at camiâsı tarafından her zaman desteklenmiştir. Dünya geneline bakıldığında ekonomik mücâdeleden ziyâde asıl olan, büyük mücadelenin (cihâd-ı ekber) medeniyet mücadelesi olduğu ve Türk-İslâm Medeniyetine ait bütün san’at alanlarının ve kurumlarının küçültülerek değil, daha da büyültülerek, ödüllendirilerek ve desteklenerek devam ettirilmesi gerektiği fikrimizce zarûrîdir. 

Adı geçen şehirlere âit yöresel müzikler, belediyelere ve derneklere bağlı topluluklarca ve yöre san’atkârları tarafından en üst seviyede ve geleneğe uygun olarak icra edilmekte ve yöre halkı tarafından büyük takdir toplamaktadır. Önemli olan o yörelere Türk-İslâm Medeniyetinin sadâsı olan Klasik Türk Mûsikîsini ve Türk mûsikîsinin her türünü (tasavvuf, mehter ve halk mûsikîsi olmak üzere) götürebilmektir. Çünkü, ülkemizin batısından doğusuna, kuzeyinden güneyine medeniyetimize âit unsurları yaygınlaştırabilmek ve en ücrâ köşesine kadar ulaştırabilmek devletin en önemli görevlerinden biridir.

Ayrıca, Türk-İslâm Medeniyetine âit mûsikî kültürünün bütün ülke genelinde yaşatılması ve kalkınmakta olan öncelikli bölgelerde koroların öncülük görevini üstlenmesi yöre insanına büyük bir hizmet olarak düşünülmelidir.

Ülkemiz, Selçuklu ve Osmanlı Devleti’nin mîrası, onun öncesinde de pek çok medeniyete ev sahipliği yapmış Anadolu toprakları üzerinde yüzyıllardır birlik ve beraberlik içinde bölünmez bir bütün olarak 2023 hedeflerine ulaşma heyecanını yaşamaktadır. Bir medeniyetin kültürel kodları mûsikîsinde gizlidir. Târihi, edebiyatı, savaşları-barışları, geleneği-göreneği, bütün yaşanmışlıkları, şahsiyetleri mûsikîsinde gizlidir. Bu sebeple Türk mûsikîsi milletimizin genetik şifresidir. Seviyesi ne olursa olsun korolar bu genetik yapıyı ayakta tutan ve güçlendiren kurumlardır. Bu sebeple de küçültülmemeli büyültülmeli, desteklenmeli ve güçlendirilmelidir. 

Yukarıda bahsedilen gerekçelerle “Türklük kavramı” her zaman muhafaza edilmesi gereken kutsal ve hassas bir kavramdır. Bu vatanda yaşayan herkesin ortak paydasıdır. Kelimelerin yüklendiği anlamların derinliği göz önünde bulundurulduğunda, bu kavramlarla oynamak ülke hassasiyetleri noktasında önemli rahatsızlıklar yaratabilmektedir. Her ne gerekçeyle yapılırsa yapılsın Devlet Korolarından “Türk Müziği” kelimesinin çıkarılması yanlış ve farklı anlaşılmalara sebebiyet vermiştir. Bu sebeple Korolarda yapılmak istenen bir revizyon hareketi var ise bu hareket koronun adını değiştirerek değil niteliğini ve gücünü arttırmaya yönelik olmalıdır. 

Ülkemizin bazı bölgelerinde yıllardır mücadele ettiği problemlere bir ilave olarak kültür-san’at problemlerinin de dahil edilmesi iç huzursuzluğu daha da arttıracaktır. Bu durum derneğimiz tarafından endişeyle izlenmektedir. Özellikle Diyarbakır gibi hassas bir şehrimizdeki Devlet Türk Müziği Korosunun adının değiştirilmiş olmasının, ülke olarak birlik ve beraberliğe en çok ihtiyaç duyduğumuz günümüzde bir takım art niyetli kişiler tarafından kullanılabileceğini, istismara müsait bir zeminin oluşmasına yol açabileceğini düşünmekte ve kaygı duymaktayız. 

Bütün bu değişikliklerin alanlarında uzman olan akademik ve san’at çevrelerinin, sivil toplum kuruluşlarının görüşlerine başvurulmaksızın yapılmış olmasını da ayrıca büyük bir eksiklik olarak gördüğümüzü belirtmek isteriz. 

Netice olarak yukarıda arz ettiğimiz hususların göz önünde bulundurularak konunun tekrar değerlendirilmesini, 

Saygılarımızla arz ve talep ederiz. 

TÜRK KADINLARI KÜLTÜR DERNEĞİ 

Emine BAĞLI

Genel Başkan

 

Aziz dostlar, Türk Kadınları Kültür Derneği’nin saygıdeğer Genel Başkanı Emine Bağlı Hanımefendi’yi bu mektubu dolayısıyla tebrik ediyor, hürmet ve selamlarımızı arz ediyoruz. 

 

Mektubun muhtevasından anlaşılacağı üzere kendisi de değerli bir tambur sanatçısı olan Kültür ve Turizm Bakanlığı Güzel Sanatlar Genel Müdürü Murat Salim Tokaç Bey’in kaynağı bizce meçhul bazı çevrelerin telkin ve tavsiyeleri doğrultusunda böyle bir değişikliğe hazırlayıp Kültür Bakan Yardımcısı Özgül Özkan’ın onayını aldıktan sonra Kültür ve Turizm Bakanı’nın da Türk Müziği korolarındaki Türk kelimesinin çıkarılmasına onay vermesi akla ziyan bir hadisedir. Konu basında da tartışılmaktadır, başta değerli hukukçu Ömer Lütfi Avşar Bey olmak üzere birçok hukukçu bu koroların geçmişte Bakanlar Kurulu kararıyla kurulduklarını, isimlerinin değişmesi için de Bakanlar Kurulu kararı gerektiğini son Anayasa değişikliğinden sonra ise Bakanların ne yalnız başına ne de kurul olarak karar yetkisinin olmadığını dolayısıyla böyle bir kararın ancak Cumhurbaşkanı Kararnamesi ile mümkün olabileceğini ifade etmektedirler.

 

Bu tür tepeden inme kararlar şu anki iktidar sahiplerinin her vesile ile siyasi tartışma konusu yaptığı tek parti iktidarı döneminde yapılmaktaydı.

 

Her türlü milli manevi kıymet hükümlerinden ve kültürden soyutlanmış içi boşaltılmış bir “Türkçülük” anlayışı ile bu ülkenin radyolarında Türk musikisinin yasaklandığı tek parti yönetimi günleri Türk milletinin derin hafızasından silinmemişken yine bir başka tek parti anlayışı ile Türk musikisi korolarının ismindeki Türk ibarelerinin çıkarılması bizleri yüz yıl sonra yine bir tek parti zihniyetinin yeniden hortladığı gibi bir endişeye sevk etmektedir.

 

Türk kavramını Anayasamızdaki tarifiyle ve tarihi kültürel sosyolojik bir kavram olarak kabul eden her samimi Türk insanı gibi biz de bu ve benzeri yanlış kararlardan bir an önce dönülmesini beklemekteyiz.

 

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here